Skaliteforum Sınırsız Paylaşım  

Geri git   Skaliteforum Sınırsız Paylaşım > İnançlar & Düşünce Akımları > Dinler & inançlar

Dinler & inançlar Dinler ve inançlar.

SKaliteForum Üye ol

 
 
Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
Alt 10-09-2008, 09:24 AM   #1
DiLa
Usta Üye
 
DiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 2.259
DiLa is on a distinguished road
Standart Reenkarnasyon

Soru: Ölmüş kimselerin

rûhları, çocuk, hayvan veya bitkiye geçiyormuş. Bir çocuk, rûhunu aldığı
kimsenin geçmiş hayatında bahsedip, meselâ, "Ben yüz sene önce şunları
yapmıştım." diyormuş. Ölenin rûhu başkasına geçer mi?
Cevap: Bu bâtıl inanç daha çok Hindu ve Budistlerde
vardır. İslâmiyyette tenâsüh (reenkarnasyon] yoktur. Ya' nî ölen kimsenin rûhu
başkasına geçmez. Yahut bir kimse birkaç defa dünyaya gelmez.



Daha çok dine inanmayan kimseler, reenkarnasyondan
bahsediyorlar. Dine inanmayan biri, eğer dinden bahsediyorsa, elbette samîmiyetinden
şüphe edilir. Bunların asıl maksadı dini yıkmaktır. Bunlar, dine inanır
görünüp, genel olarak, içkinin az içilirse günah olmadığını, tesettürün
Kur' ânda olmadığını, lüzûmsuzluğunu, Cennet ve Cehennemin dünyada olduğunu
yazıp çizerler.



Hz. Adem' i inkâr etmek için ilk insanların
vahşi olduğunu, maymundan geldiğini, dil bilmediğini de söylerler. Halbuki Allahü
teâlâ, bütün eşyânın ilmini, san' atını Hz. Âdem' e öğrettiğini
bildiriyor. (Bekara 31)



Müslümanlar, gezegenlerde insan veya insan gibi canlı
varlık bulunmadığını bildirdiği için, din düşmanları, Ufo diye bir yalan
uydurdular. Allaha inanmazlar, "Gök tanrıları" derler, "Tanrıların
arabaları" diye roman yazarlar.



"Çamur At İz Bıraksın"



Falın, ilmî hiçbir değeri olmadığı, asılsız
olduğu herkesçe bilindiği halde, sırf İslâmiyet falı kötülüyor diye
gazetelerinde fal ile ilgili yazılar, yorumlar yayınlarlar. Asıl kendileri hurâfeci
olduğu halde, müslümanlara iftira ederler. Kısacası bunlar, dini yıkmak için
açıkça değil, böyle te' vîlli, dolaylı yollardan dine saldırırlar, "tutmazsa
da iz bırakır" ümidiyle, İslâmiyete çamur atmaya çalışırlar. Bunların
sözünün dinde bir değeri olmaz.



Cin, insanın içine girebilir. Bu husus hadîs-i
şerîfle sabittir. İnsanın his ve hareket sinirlerine te' sîr ederek, hareket ve ses
hâsıl ederler. İnsanın, bu kendi söz ve hareketinden haberi olmaz. Böylece vaktiyle Roma' da
ve Peşte' de, son zamanlarda Adana ve Hatay' da konuşan çocuk ve
hastalar görülmüştür. Bunları konuşturan cin, uzak memleketlerdeki veya eski
zamanlardaki şeyleri söylediklerinden, ba' zı kimseler, bu çocukların iki rûhlu
olduğunu veya başka insanın rûhunu taşıdığını sanmışlardır. Bunun yanlış
olduğunu dinimiz açıkça bildirmektedir.



İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki:



(Çeşitli yaşlarındaki bedenleri başka başka
oldukları gibi, aynı boy ve şekilde, fakat başka zerrelerden yapılmış bir bedenle
kabirden kalkacaktır. Bu yazımız anlaşılınca, insan insanı yerse, yenilen organın,
hangi insan ile yaratılacağı, yiyen ile mi, yoksa yenilen ile mi birlikte
yaratılacağı gibi sorulara lüzûm kalmaz. Çünkü, o organların kendileri değil,
benzerleri yaratılacaktır.) (Onlar, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah' ın,
kendileri gibilerini de, [benzerlerini de] yaratmaya kâdir olduğunu
düşünmediler mi?) [İsrâ 99]



Beden Değişir, Ruh Değişmez



Herkes, öldüğü zamandaki şekli, boyu ve organları
ile mezârdan kalkacaktır. Herkesin kuyruk sokumu kemiği değişmiyecek, başka a' zâ,
organlar, bu kemik üzerine yeniden yaratılacak, rûhlar bu yeni bedenleri bulup,
te' alluk edeceklerdir. Rûhların bu başka bedenlerle beraber olmaları tenâsüh
değildir. İnsan bedenî, organları dünyada da değişiyor. Kırk yaşındaki insanın
eti, yaşı, derisi, kemikleri başka, çocukluğunda bulunanlar başkadır. Fakat o, hep
aynı insandır. Çünkü insan, rûh demektir. Beden değişiyor ise de, rûh değişmez.




Rûh değişmediği gibi, parmak izi de hiç değişmez.
Hiçbir insanın parmak izi, başkasının parmak izine benzemez. Bir insanın parmak
uçlarındaki çizgilerin şekli, doğmadan önce, rûh bedene te' alluk ettiği sıralarda
teşekkül eder. İnsan ölüp çürüyünceye kadar hiç değişmez. Beşbin yıllık
mumyalarda aynen kaldıkları görülmüştür. Parmak ucundaki çizgilerden herbiri
yanyana dizilmiş deliklerden meydana gelmiştir. Her delikcikten, ter sızmaktadır.
İnsan bir şeyi tutunca, sızan ter, o şeyin üzerinde çizgilerin şekli gibi
yapışıp kalır. Teri boyayan bir ilâç sürünce, o kimsenin parmak izi, o şey
görünür. Hırsız parmak izinden bulunabilir.



Ölen bir kimsenin rûhu, başka birine geçmez. Fen
ilerlediği zaman bu durum daha da kolay anlaşılır. Meselâ bütün insanların parmak
izleri bir yere alınır. Eskiden ölmüş bir kimseden bahseden çocuğun parmak izi ile
karşılaştırılınca tutmadığı görülür. Daha başka usûllerle de tesbiti
mümkündür.





Yaratılış, ölüm ve diriliş



Kur' ân-ı kerîm bildiriyor ki:



İlk insan çamurdan, sonrakiler, nutfeden yaratıldı.
Nutfe kan pıhtısı, sonra et olur, sonra can verilir. Herkes ölür, kıyâmette
dirilir. (Mü' minun 12-16)



İnsanlar ilk ölümden başka bir ölüm tadmayacaklar.
(Duhân 56)



Cehennemde ölüm yoktur. (A' lâ 13)



Bekara sûresinin (Allah sizi ölü iken diriltti. Sonra
öldürecek, sonra diriltecek, nihâyet O' na döndürüleceksiniz.) meâlindeki 28.
âyetini, Beydâvî, Celâleyn ve diğer tefsîrler şöyle açıklıyor:



Çocuğun ana rahminde can verilmesinden önceki hâli
için ölü, can verilmesine de diriltme ta' biri kullanılmıştır. Ya' nî insan, bir
defa ana rahminde diriltiliyor, bir de kabirden sonra diriltiliyor. İki ölü hâli
vardır. Biri ana rahmindeki canlılıktan önceki durumu, bir de kabirdeki hâli. Ya' nî
hepsi iki ölüm, iki diriltmedir. Kâfirlerin âhirette (Ey Rabbimiz, bizi iki defa
öldürdün, iki defa dirilttin.) diyecekler. (Mü' minun 11) Ve dünyaya tekrar
gönderilmelerini istiyecekler, iyi amel işliyeceklerini söyliyecekler. (Secde 12) Kendilerine
dünyadan geldikleri bildirilerek istekleri reddedilecek (İbrâhim 44) ve denecek
ki: (Size, düşünebilecek kimsenin düşünebileceği, öğüt alabileceği kadar bir
ömür vermedik mi? Size, [peygamber, kitâb, akıl, ihtiyârlık, yakınların ölümü
gibi] uyarıcılar gelmedi mi?) [Fâtır 37]



Dine inanmayan bir yazar, kelebekler hep ölüp
diriliyor diyerek reenkarnasyonun gerçek olduğunu savunuyor. Dünyada her canlının bir
hayat devresi vardır. Kelebeklerde, Yumurta, Tırtıl, Pupa, Kelebek devreleri
vardır. Kelebeklerin nesilleri böyle devam eder. Bunun reenkarnasyon hurâfesi ile bir
ilgisi yoktur. Bitkilerin, kavunun, karpuzun, tohuma yetişen diğer sebzelerin
çoğalması da buna benzer. Meselâ bir karpuz çekirdeği toprağa atılınca,
çekirdekten yeşil aksam meydana gelir. Yeşil aksamdan da karpuz olur. Karpuzun içinde
de çekirdekler bulunur. Böylece neslini devam ettirir. Yeni meydana gelen karpuzlar,
çekirdeği ekilen karpuza benziyor diye eski çekirdek yeniden meydana geldi mi denir?
Yahut karpuz ölüp ölüp diriliyor denmez. Her canlı ölür. (Rahmân 26)
__________________
Ümit, güvenlik yolunun başıdır. Yolda yürümesen de daima yolun başını gözet. “Doğru olmayan şeyler yaptım.” deme, doğruluğu tut. / O zaman hiçbir eğrilik kalmaz. / Doğruluk Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazın sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca onların hepsini yutar.

Mevlana...
DiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 

Bookmarks

Etiketler
reenkarnasyon


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

SKaliteForum Sistem Bilgileri Yasal Uyarı
sohbetalmanya sohbetavrupa sohbetavrupa sohbet
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
vBulletin 3.7.2 Türkçe Yapımcı : Skaliteforum.COM


Sohbet sitelerimiz : sohbet

SKaliteForum Forum içerisinde yazılan tüm yazılardan kullanıcının kendisi mesuldur. Herhangi bir şikayet , istek , bilgi için admin@skaliteforum.com adresine mail atabilirsiniz.

SKaliteForum | Bilgi Paylasim Platformudur


WEZ Format. Şuan Saat: 04:42 PM.




canli casino bahis siteleri

ümraniye escort istanbul escort